Pi Ajans  Tasarım uzmanı
 

Yıllar önce çizmeye başladığımız desenlerle dayandık tasarım kapısına.
Heyecanlı ve hevesli ellerle araladık kapıyı. İçerisi sergi alanı gibiydi, her köşede farklı bir resim, her resim ayrı bir dünya. Serginin en özel eseri pırıltılı çerçevesiyle salonun en sonunda öylece duruyordu, onu görebilmek için tüm resimlere tek tek bakmak gerekiyordu. Bazıları takılmıştı bir resmin ahengine, onu izliyor, işliyor ve öğreniyordu. Biz dayanamazdık, sırayla başladık resimlere bakmaya, desenleri gördük, karakalem, soyut, renkli, canlı, guaj boyayla çalışılmış resimler, yağlı boya boyanmış tablolar, seramik çalşmalar, cam boyama ve vitray çalışmalar derken iyice girdik serginin içine. Her yeni resim daha da güzelleşiyordu, bir önceki resmi içine alarak. Matbaa ürünü eserler gördük, ofset baskı, tifdruk, tipo, flekso, tipo bir çok türde basılmış, yaldızlanmış, kimi zaman parlak selefonlu bir kuşe alıyordu gözümüzü kimi zaman mat selefon uygulanmış bir çalışma. Her çalışma ufkumuzu genişletti, güzel ışıklar yaktı beynimizde. Yapılan ambalajların gizemine kapıldık, kendinden seperatörlü, tek parça kartonların aldığı hali gördükçe şaşırdık, şaşırdıkça hevesimiz daha fazla arttı. Gözümüzde uzayıp giden o uzun ve zor yol kısalıp gitmişti içimizde. Adımlarımız pırıltılı çerçevesiyle bekleyen resme getirmişti bizi, bu öyle bir eserdi ki gördüğümüz her resim vardı sanki içinde ya da her resimde bu eserden bir parça vardı. Sanki biri olmadan diğeri olmazdı.. Biz bu sergiyi sabır ve istekle izledik, uyguladık, her bilgiyi beynimize işledik, şimdi çalışmalarımızda bu bilgi ve beceriyi kullanıyoruz..